Yorgo Demir
Kasım 2001 -Nisan 2002

Black Sabbath (Hipopotam’ a ağıt)

Bir hazan hüznü var gözlerinde bugün
bugün cumartesi
bugün kara
bu gün…Sıradan… Sırasında!
Ozzy’ nin sesi inilti
Black Sabbath yaşanıyor…Bir beklenti

Ahşap dokunuşu ve ıhtiyar teni ile
yarı dökük röfle saçlı
bir Kara Cumartesi bugün

Bugün, son gün, öyleymiş sana her gün
dalından kopmuş, uçuşuyor son solgun yaprağın…

Ey... Sen koca çınar!
Çürüdün mevsim mevsim, derinlerinde oyuklar…
Köklerin eskisi gibi sağlam sarmıyor yeri
ve omuzların taşıyamıyor artık o yığma külçe yükleri
ağırlığınca ağır, kendince senden şimdi…

Sessiz bir konserdi
haftalardır beklenen
İşte nihayet Black Sabbath
Ses benzeşmesi dedim önce
Farkettim kendimce
duyunca sesini Ozzy’ nin
bir tırmalayış gibi

Ağrılı, soğuk, boğum boğum
öyle bir düğüm ki ellerde ve ayaklarda

Diz çökmeye hazır
annecik-cik civciv sarısıydı sesi
kan kırmızıydı
kafadan ayrlmış gövde gibi
amfilerin titreşimi!

Gövden zayıf, bitkin düşmüş bu mevsim
Titriyor bu ilk esintisiyle gri sonbaharının

Bu titreyiş korku, az bir şey heyecan
yüreğinden taşan…
Yırtığına yelkenlerinin aldırmadan
keşfedilmesi imkansız mümkün ufuklara yelken açan
gözü pek bir korsan
Ağır ama kendinden emin
alay edercesine sonla
yaşam anakarasından açılıp kulaç atan

Ey Koca Çınar, sen!
Dayanır mısın ki
Titriyorsun... üşüyor musun?

Sessiz rüzgar şiddetli
fırtına öncesinde
ve sonrası sensiz
senin için de
senin içinde
benim için de olduğu kadar

Korkuyor musun?

Bu titreyiş; senin titreyişin
sondur…sonudur
acı veriyor ah!
Senelerce üstüme titredin
Çırpınırcasına biçare
titriyorum ben de şimdi…

Hatırla olacak gibi değil ama
hatırla beni diye daima
Benden ufak bi parça götür diye yanında
Kalbimle gidiyorsun al ve git
hayatımı bağışlayan dişi
ancak böyle veda edebildim sana...
güle güle hipopotam!
Hatırın için son kez!

Hatırın için ilk kez ben
toprak dökeceğim arkandan
suyun da... Yukarıdan
hatırın için ilk kez!