ZAMANSIZ BİR ZAMAN
Pınar Özkara
Bir otobüs yolculuk manisi:
“Acı yedik de mi acıdık,
Ayrı otobüslere bindik demi
Ayrı düştük.” |
Geldi işte otobüs. Stresli bir bekleyişin ardından. Dayanılmaz dumanlarıyla birlikte. Tiksinerek tuttuğum eski paralardan yeterli kısmı otobüsün müdaviminin elinde. Üçüncü sırada hep paraları toplar o. Ya ben onun yerinde olsam, tiksinsem paralardan. Ya işte ne iyi durumdayım. Benden beterleri var şükretmek lazım şükretmek.
Tamam arkalar boş. Erkek yanı, olsun efendi gibi gözüküyor. Elinde kitapları var, üniversitede galiba. Üst kata çıkamam zaten. Öldürecek beni bu dizlerim – üf – Havasızdır yine yukarısı hem de. Delirdim mi ne bu otobüs tek katlı be ! Yine hayallendim galiba. Neyse iki katlı olsada çıkmazdım zaten. Oturmuşum çoktan zaten. Ne çok insan var. Herkes gidiyor geliyor nereye ! Yine yazmaya başladı beynim kalemsiz kağıtsız.
-Ağladım evet çoğu zaman
Ve insanların ürkerek bana bakışları
Çıldırtan bir hazzı işledi içime
Kocaman bir ayinin ordasındayım sanki
Haykırışlar-
Ne düşünüyorum yine ben. Hep Böyleyim. Neden sanki ağaçları, kaldırımları, levhaları, çöplerin iğreçliğini düşünemiyorum ki ben. Veya nereye gelmişim, ne kadar kalmış. Zaman ne oldu ki acaba ! saate baktım ama anlamsızca. Güya baktım kaçtı saat. Tekrar bakayım.
Yine yazıyorum işte.
İnsanları yitirdim dumanların içinde. Herşey dumanlı. Bakmak ve görmek farklı gerçekten. Bakıyorum, göremiyorum. Kilitlendim işte. Görmek istediklerimi de göremiyorum.
Zaman neydi, neler yapacaktım. Karıştı yine işte. Bu çocukta her kıpırdandığında dağılıyorum. Bur işte, ineceksen de in –üf- üf deme! “Üf Cini” gelir ha!
Hava alamıyorum. Aldığım ter kokusu artık oksijen falan değil. Varlık içinde yok oluş gibi. Tıslamalar, iniltiler çoğaldı. Boğazına kadar insanla dolmuş bu makine. Karnı doydu mu acaba. Günde kaç insan yiyor ki? Ben deli miyim ki! Amma eğlenceli ha! Kaç insan yer bu meret!
Şimdi papatyalarla dolu bir tarlada koşsam iyi olurdu. Ötesinde de deniz olsa. Sevgilime söyleseydim oda isterdi herhalde. Türk filmi gibi.
Yanımdaki iyice sertçe kıpırdanıyor. Geldik mi acaba? Yine dalmışım. Bir gün bir dalacağım ayıldığımda öteki tarafta bulacağım kendime galiba. Çok komik.
Evet gelmişiz be. Ne çabuk. Kalkayım bari. İtişler. Sanki beş saniye önce inene büyük ödül veriliyor. Basamaklar. Dumanlar yok olmuş. Bin bir tane surat ve ayaklar ileri geri. Yine aynı yerdeyim. Koşuşturmalar, konuşmalar, çığlıklar, biletçiler. Bir günde beni bambaşka bir yerde, bir hayalimin ortasında indirir misin otobüs? Lütfen desem!
pınar@onaoncafe.com