Buket Arslan
5 nisan'a...
Merhaba. Hafta sonu için Ankara'ya gelip yine her zamanki huzur mekanım onaon'da dumanlanırken kapıdaki afişi fark ettim.. Yazılarınızı yollayın diyordu. Ben de bugün Kurt Cobain'in ölüm yıldönümü için hazırladığım aile değerleri yazımı sizinle paylaşmak istedim.. Buyurun okuyun :)
|
Kayıp bir kimliğin ruhsatını doğurmaya hazırlanırken, ya bir seçişe atarsınız bilindikler makasının şakşaklarını ya da bir vazgeçişin rahmine enjekte edersiniz aşina olmasa da "gerçek" vasfını taşıyan varoluşları. Ölümüyle birlikte istirahat pozisyonundaki sırrın küllerini de savururken eve birkaç kilometre uzaktaki göle, bir taraftan da yaşanmışlığın tüm yitimlerini bir bir bizim cehenneme damıtmaya devam ediyor dünyayı satan adam. Geçen her gün yeni bir spekülasyonun zehirli parıltısıyla, kaybolan 11 yıla karşılık geliyor ve bir zamanlar değerini yudumladığı şarabın kokusu bugün çıkıyor yavaş yavaş...
'92nin 24 şubatı ve mekan elbette Wakiki.Üzerinde Seattle eski aktristi Frances Farmer'ın gelinliğini taşıyan çirkinler güzeli Courtney'e eşliken bu sessiz seremoniye çizgili pijamalarını lütfeden Kurt Cobain'in şuanda burada olamayışını hala bir dolu fan aynı soru işareti ardında besliyor. Nasıl oluyor da bir köşede kendini ifade etmeye bile korkan isimsiz gençliğin kendine sözcü ilan ettiği şahsiyete iki koca yıl gölge misyonu üstlenen kadın çenesini : "ben hiç bir şey bilmiyorum" larla kapatacak cesareti bulabiliyor kendinde? Üstelik El Duce gibi Hank Harrison "tüm zenginliğin vahşi kızının lanet dili altında seyir halinde bulunduğu" iddiasını kağıtlara dökmüşken.. Belki de olup biten; bir çoğunun kurtuluşa bir çoğununsa yitime neden olduğunu düşündüğü düğün gününe akan gözyaşındaki titremeydi yalnızca.Kurt Cobain ağladı, Courtney Love'sa sonu belli olmuş bir hikayeye tam orta yerinden katıldı parmağındaki halkayla..
İsmini Carolyn Chute'un "Beans Of Egypt, Maine"inden alan yeni Cobain üyesi Frances Bean 19 ağustos'ta varlığını hükmederken, fetus döneminde paylaşmak zorunda kaldığı painkiller ve eroinin, birkaç yıl sonra yaşayacağı acıya yardımcı olacağını düşünür gibi sessizdi normal bir bebeğin aksine. Bean henüz 19 aylıkken Kurt'ün "Kızımı büyütmek istemiyorum.Ve bir gün okuldaki çocuklar tarafından itilip kakıldığını görmek de istemiyorum.Ve insanların ona ailesinin uyuşturucu bağımlısı lanet birer züppe olduğunu söylemesini de istemiyorum. Yapamıyorum!" sözlerinin ardından kendi deyimleriyle "aşk-nefret" çifti yeniden ve bir kez daha kızlarını yetiştirebilme çabası içinde buldular kendilerini. Eğitimi için Olympia'ya gönderecekleri planını yapacak kadar vakit bulmaları su götürmez bir gerçekken, levhalara yazılıp çizilen bu büyük sevgi Roma turnesinde yaşananların tezadını yadsımıyordu. "Çok ilginç bir tesadüf" ile Kurt'ü odasında ziyarete gelen Love, sağ tarafından vuran acıya!
karışmış narkolepsi uğruna alınan aşırı dozu fark ediyor ve hayatını kurtarıyordu "aile değerleri"nin..
Fakat her zaman bu kadar tesadüfü yaşayacak hızı bulamazdı elbette (!). 5 Nisan Salı günü gölün kenarındaki gri çatılı evin bozuk alarm çığlıklarını üç gün sonra kalplerinde duyduklarına inandı insanlar. "Sizi seviyorum, sizi seviyorum" la sona eren; toprak rengi bir yaşamdı, bir babaya, bir eşe, bir eroin bağımlısına ve müziği sonsuza dek değiştiren rock stara ait... Kanına içerlemiş 1,52mg/l morfin, göğsünün üzerinde Dylan Carlson'la birlikte satın aldığı remington m-11 ile yerde yatan cılız bedene ait...
Kurt'ün ölümüyle Hole'un şarkı yazarı da ölmüş oluyordu. Ama demokraside tükenmeyen çare cover müessesesinin itibarı Love'ı kurtarmaya yetip artacaktı bile. 95 Temmuz'undaki "Violet" singleının başarısının (!) ardından 97'de gelen "my body; The hand Grenade" albümü, bir dolu kazanç getiren ölümün yaşanmışlığıyla lirikler üzerinde hafif oynamalara neden oldu. Bakınız "You crippel, you take away my time, my peace, my empathy!" ya da finaldeki "Rest in peace and im so sorry, me in pieces so sorry".
'98de gündeme gelen "Kurt and Courtney" adlı belgeselin müzik ikonu Kurt Cobain'in trajik yaşamı kapsamından çok, her zaman olduğu gibi mahkeme koridorlarına taşınması; tanıtıma daima bir öncekinden daha fazla ihtiyaç duyan Love'ın ismini yeniden çıkardı karşımıza. Hadise Ocak ayında Utah'daki Park City'de düzenlenmesi planlanan Sundance Film Festivali'nin konuşulan tek konusuydu ve konuşan tabi ki Courtney Love oldu. Eğer bu Sundance'de gercektende bir tabu olsaydı, tüm bu bağımsız ses ve görüşlerin organizasyonu hakiki bir skandal olabilirdi. Ama asıl düşünmeye sevk eden, filmin askıda kalış sebebiydi. Love'ın yanından ayırmadığı avukatları Nirvana'nın soundtrack için kullandığı müziğin izinli olduğunu kabul etmeyerek dava açmakla tehdit etmeleri, Sundance organizatörlerinin ilgisini toplamasa da sezonluk belgesel yazarı Nick Broomfield ("Heidi Fleiss: Hollywood Madam", "Fetishes")'ı asıl amacından koparmaya yetmişti. Tüm bu kargaşa ve baskıya rağmen "Kurt and Courtney" farkında olmadan San Francisco Roxie'deki eski Nirvana kayıtlarının dünya prömiyerini bugüne taşıyan sevimli bir kaza olarak bilindi. Kurt Cobain, undergroundın sönük haykırışlarını kapalı anlatımlardan koparıp mainstreamin canlı yayınına oturtan rock efsanesi artık yaşamıyor. Courtney Love dozunu kaçırdığı ilişkilerle "müziğin asi kadını" olmakta ısrar ediyor. Benimse zihnimin ayık kalmış bir yerlerinde "Words are broken lives five pieces of board turned around attached to the skull by common wood screws. A CHILD would like to do it!" fısıltıları dönüp duruyor. Peki ya Frances? "Değerler" bitim suretindeyken ve tüm mutlaklar belkiyken, insanlar Frances'a ne söyleyecek???...
buketarslan@hotmail.com