YAZAR HAKKINDA

OKTAY USLU

ÖZGEÇMİŞ....

Oktay Uslu; hazin bir sonbahar sabaha karşısı (ne dedim ben yaa!?) her insan gibi (!) ağlaya zırlaya doğdu. (Valla ağlamadım! Sadece şarkı söylemeye çalışıyordum. Çok iyi hatırlıyorum.) Doğduğu gün; doktorun elinden fırlayıp, kafasını hastanenin (Ulucanlar Doğumevi) fayanslı duvarına çarparak şimdiki haline geldi, yani tırlattı.. (Bunu hatırlamıyorum!) Sonra biraz büyüdü, yaptığı yaramazlıklar ve haylazlıklar bitmeyince ailesi çareyi Oktay'ı ilkokula göndermekte buldu (Alparslan İlkokulu- Bahçelievler). Daha okuma-yazma öğrenmeden, eğitim sistemindeki aksaklıkları farketti ve bunları düzeltme girişimlerinde bulundu. Bu çıkışları yüzünden öğretmenlerinden “Yaşıtlarının zeka seviyesine in biraz! Kendini fazla gösterme, senin seçilmiş bir insan olduğun belli olmasın.. Her zaman salak numarası yap...” gibi uyarılar aldı. Öğretmenlerin kutsallığına inanan Oktay o an; Einstein'ın İzafiyet Teorisi'ni çürütme, Darwin'in Evrim Teorisi'ne atıfta bulunma ve Güneş Sistemi'nin bilinmeyen gezegenleriyle ilgili fikirler ortaya atma eylemlerine ara vermek zorunda kaldı. Daha sonra biraz daha büyümüş olan Oktay; ortaokula başladı (Bahçelievler Deneme Lisesi). Ortaokul yıllarında da salak numarasını başarıyla tamamlayan Oktay; yanlışlıkla girdiği bir sınavda, bilgisayar hatası sayesinde yüksek bir puan alarak Ankara Yapı Meslek Lisesi'nin Yapı Ressamlığı bölümüne girdi. Bu bölümün inşaat mühendisliği ve mimarlık gibi alanların alt dalı olduğunu öğrendiğinde çok geç olmuş ve o; arkeoloji, astronomi, tarih ve müzik gibi gereksiz konulara merak sarmıştı.. (Merak sarmak nedir ki? Merak nasıl sarılır acaba?) Liseyi bitirince, saçlarını uzamaya bıraktı ve berber olan dayısını bir daha hiç görmedi!. Yine, yanlışlıkla bir sınava girdi ve bu sefer bilgisayar hatasını üçüncüde tutturdu. Böylece; Ankara Üniversitesi Dil Ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Prehistorya Ana Bilim Dalı'na özel bir davetle kabul edilmiş oldu!. Eğitim hayatının bu bölümünde de rahat durmayan Oktay; öğretim elemanlarının herkese yanlış bilgi verdiğini, birçok arkeolojik buluntunun aslında dünyadışı varlıklar tarafından yapılmış olduğunu ispatlamaya çalıştı ve bu yüzden çok sevdiği hocalarıyla sert tartışmalara girdi.. Onu susturamayacağını anlayan fakülte yönetimi, bu gerçeklerin ortaya çıkmasını önlemek için sonunda Oktay'ı fakülteden uzaklaştırma kararı aldı.. Bu arada Oktay da iş hayatına sırasıyla; Keyif Bar, Road House (o zamanlar gay bar değildi, sağlam bir rock bardı! Sonradan bu hale geldi, benim bi suçum yok..) ve en sonunda On a On Cafe ile girmiş oldu.. Bundan sonrasını da bilmeyen yok zaten!.. Bitti yaw! Daha ne bakıyonuz ki!!..

İLETİŞİM