Shatzi
Senin için değil belki bizim için...
Mehmet Aydın
Bir dönüp aynada kendini görebilseydi, ah görebilseydi bir kerecik..Ağlamak ona ne çok yakışırdı.. |
94 ekim..Günlerden pazartesi... Saat gece yarısı...
yürüdüm yağmurda uzun, soluksuz…
Saatler, hatta geceler boyunca ıslandım, hiç yakınmadım.
Yağmurdan hızlı yağdım
Ağladım...
Kokuşmuş duygular ve bedelsiz aşkların cezasıydı yaşanan,
Dedim ya yalnızdım, matemimde bile tek başınaydım artık.
Tercihim değildi bu kuytu yalnızlık...
Gözyaşı şişemi doldurmama ramak kalmışken, nefes almak ne mümkün? .
Sahte aşk ayinlerinin kurbanıydım, tüm sokak kedileri gibi.
Sevgilim bile fazlalıktı yaşantımda... Ne acı değil mi ?
Özlem duymuyordum hiçbir hasrete..
Ve hasret bir kez daha besliyordu içimdeki kan emici yarasayı.
Durmuştu nabzım, günde iki kez bir doğru etmiyordu yelkovanım .
Böyle bir mevsimdi, takvimde yaşanan...
Ve yokluğun varlığını anlattı bana Shatzi...
Gözyaşların gözyaşlarımdır aklında olsun.
Ölsen leşin sayılırım Unutma .
Ve… Shatzi... Onu tanımalıydım, öyle diyordu gözleri...
Kızıl ve çaresiz...
Sevgiye davet çıkarıyordu,
Yokluktan geliyordu sesi, yokluğu da bilirdim en az sevilmeyi bildiğim kadar...
Shatzi'yi sevmeyi ne çabuk öğrenmiştim, Ah Shatzi...
Sevdikçe seni daha da küçüldüm, sonra büyüdü sorunlar, etrafına dolardı insanlar. Onlar maskelerini çıkarırken, ben maskemi arardım, bulamazdım..
Ağlamışsam bu ilk, bu senin için! Ve o gözyaşları bil ki anlam kazandı son gidişinle.
Ah Shatzi, ben ki kumarbaz sevdalı, bıraktım sende tüm empaslarımı.
Gittin ve gittin...