MODASI GEÇMiŞ BUNALIM
KaaN ÖzeR
Sakatlanmıştı ruhum
Modası geçmiş bir bunalımdı benimki … |
Yüze göze sürülmüş naftalin kokusuydum önceleri
sol göğsümün üzerinden geçmezken sen .
O 'terapi istedim
anlamadılar
O ' dedim
O …
II
Haliç'e dokundum bu gece… Soğuktu ,
Kafiyesi açlıktan ölmüş mısralarım soğuktu , ceketimin iç cebine büzülmüş viski soğuktu ve lirik kentlerde dolambaçlığım, saklambaç delisi sana çocuktu …
Dokun bana
Zehir olsan ne yazar? Karış soluğuma … ben hiç mülteci olmadım –bu– gece. Koşuşturmaca dan arta kalan terimle geldim yanına. Öpülecek elin kaldıysa kıyıda köşede, sun bana sevgilim . Dudaklarım henüz taze kuru.
Haliç'e dokundum bu gece… kapalıydı ,
Yırtacağım kefen kapalıydı, aradığım “sen” kapalıydı ve sakıncasız hüzün molalarımda küflü asılmışlığım, senli coğrafyanın her karışının aşığıydı …
III
O 'gün geleceğim bende. Cüzdanımda webcam'den kalan şirinliğin, cebimde sıkışmış heyecanın ile . Çocukluğumdan kalan çocukluğunla, çocukluğundan miras çocukluğumla. Saç diplerimden çıkan siyah tutamlarımla, en sevdiğin yanıma gizlediğim erimeye yüz tutan gofretlerimle ve O geceden kalan sarhoşluğumla geleceğim…
IV
ve randevu yerine yirmi yedi dakika erken gelirken ben; kış hükmüne girmiş bedende üşüyen –sen 'i sarmayı bekliyordum.. Sen 'se, herhangi bir dolmuşun sola dönük camında siluetimle sevişiyordun ..
Saat ikindi öncesi üç…