Genelkurmay başkanlığının inanılmaz düzenli binasının içindeki halı kaplı merdivenlerinden çıktıktan sonra girdiğimiz odanın kapısında her ne kadar Brifing odası yazsa da, burası daha çok ufak bir sinema salonunu andırıyordu. İnönü bulvarının trafik gürültüsü belli belirsiz duyuluyordu. Rahat mavi koltuklardan birine oturduktan sonra biraz ileride duran sahne gibi bir yerden bizi izleyen kurmay havacı albaya baktım. O da bana bakıp gülümsedi. Çeşitli üniversitelerden gelmiş dört öğretim görevlisi ve ben birlikte toplam beş kişilik izleyici topluluğu yerleşince, Albay sakin ama otoriter bir sesle konuşmaya başladı. |