Son Güncellenme
01.05.2007
 

 

PRO TOUR YOKOHAMA 2007
Mehmet Özkara (01.05.2007)
 

İstanbuldaki Extended turnuvada başarılı olabileceğime kim inanırdı?
Bu yazının bir soru cümlesi ile başlamasını seçtim. Çünkü, benim gibi magic oyununa yeni başlayanların umutlarını, hayallerini, kendilerine inanç ve güven duymalarını onlara aktarabileceğim daha iyi bir yol aklıma gelmedi.
PTQ da başarılı olabilmem için yardımcı olmaya çalışan arkadaşlarımın gurur okşayan tebrikleri sonunda, umutlarımın ve hayallerimin gerçek olduğu bu yola çıkmaya karar verdim. Kendimi İstanbul-Amsterdam-Tokyo yolunda buluverdim. Her şey çok kısa sürede olup bitmiş gibiydi. Bir buçuk yıl önce başladığım magic oyununu bu seviyeye kadar geliştirebileceğimi ve Pro tour gibi büyük bir organizasyona katılabileceğimi düşünmemiştim. Tokyo- Narita hava alanına ayak bastığımda gurur ve şaşkınlığın birbirine karışması ile kendimi baş başa buldum.


İngilizcem yeterli değildi, ilk kez böyle bir organizasyona katılıyordum, ne yapacağını bilemeyen biraz ürkek bir havam vardı. Yinede salona gitmek, kazanabildiğim kadar fazla maç kazanıp en iyi sonuçla Ankara’ya dönebilmek düşüncesi beni motive ediyordu. Motivasyon için wizards her şeyi yapmış. Gerek ödülleri, gerekse üç gün süren muhteşem organizasyonu. Gerçekten tüm oyuncuları buraya gelmekle ne kadar iyi bir karar verdiklerini ve bu organizasyonda aradıkları her şeyi bulabilecekleri konusunda motive ediyordu.

“Hepinizin bir gün böyle bir organizasyonda bulunmanızı dilerim.”
Her şey muhteşemdi. Tamamen Japon yemeklerinden oluşan bir menü. Sabah kahvaltısı, aralarda kek-kraker, öğlen yemeği ve akşam yemeği, her türlü içecek (bedava). Dinlenirken DVD seyredebileceğiniz, oyun oynayabileceğiniz, bir şeyler içerek internete girebileceğiniz, sadece PTQ oyuncuları için hazırlanmış bir oda. Rahatınız için her şey düşünülmüş; turnuvadan bir gün önce akşam saat 16:00’da register için küçük bir kokteyle katıldık. Pasaportlarımızdan ve DCI numaralarımızdan bizleri kaydettiler. Bu kayıt işleminin devamında: üç adet TS+PC booster, bir adet Pro tour proma kartı (Eternal Dragon), bir adet tişört, 100’lük protecter, 1 adet telefon ipi vs.

20’si sabahı erkenden salonda olarak olası bir game loss un önüne geçtim. Yeterli sayıda hakem eşliğinde tüm oyuncular gayet rahat maçlar oynadılar. İnanın tüm oynadığım zaman için bir kere bile kasılmadım. Hiçbir sıkıntı yaşamadım, yaşayanı da görmedim. Turnuvanın ilk günü 8 maç yaptım ve 2 sini kazandım. Katılan 329 kişinin içinde 274. oldum. Bu sonuç beni ikinci güne taşımadı. İkinci güne kalabilmem için 5 maçı kazanmam gerekiyordu ama oynadığım deck (white weenie) bunu mümkün kılmıyordu. Zevkli geçen tam 8 maç oynadım. Maçlarımın tamamını zevkli ama biraz şanssız geçmiş maçlar olarak hatırlayacağım. Belki iyi bir tercih, yani deck anlamında iyi bir tercih yapabilmiş olsaydım her şey daha değişik olabilirdi. En azından ben öyle düşünüyorum.

21”inde (turnuvanın ikinci günü) ben birazda Pınar’a vakit ayırmak istediğim için şöyle bir salona uğradıktan sonra Yokohama’nın için bir dolaşmak için çıktık. Arkadaşlar inanın Japonya mükemmel bir ülke. Bizim kaybettiğimiz tüm değerler, tüm iyi anıları burada yaşamanız mümkün. İnsanca yaşayan, kimsenin bir başkasının hakkını gasp etmediği, saygılı, sokaklarda sürekli birbirine gülümseyen ve insanın kendini insan gibi hissettiği bir ülke. Pınar bir ara bana Güneş’i (oğlumuzu) gönderin ben burada yaşayacağım diye çığlık atıyordu. Çok etkilendiğimiz ve günlerimizi mükemmel geçirdiğimiz bir ülke. Biz Japonları ve Japonyayı çok seviyoruz.. Bu kısmı kesin. Bir gün sizlerinde ziyaret etmeniz dileğimizle.

22’si (turnuvanın son günü) erkenden kalktım bu gün prerelease’e katılacaktım. Katıldım da ama tam maçı alacakken rakibim bana Memorials Akromayı iner ve umutlar suya düşer. Herneyse 4 maç yaptım birini ancak aldım sonrasında drop edip futursight a merhaba demenin gururu içinde. Yarı final maçlarını seyretmeye gittim. Bu arada Pınar ile çizerlerin kartlarımı imzalaması için kuyruklarda sıra bekledim. Zaten üç gündür Keiga ve Char larımı yanımda neden getirmedim diye kendime kızmaktaydım. Ancak, Adam Rex’e Eternal Dragon, Ittoku’ya Lymph Sliver ve Goryo’s Vengeance, Dan Frazier’a da oralardan bulduğum Jhoiran’s Timebug ile Blazing Blade Askari’yi imzalattım. Pınar’da birer resimimizi çekti. Ittoku’ya internette yayınlamayacağıma söz verdim ama Dan Frazier ve Adam Rex ile çektirdiğim fotoları yayınlıyorum.

Son gündü ve benim kart satın almam gerekiyordu. Para durumuma göre kendime oldukça ihtiyaç duyduğum kartları satın aldım. Sizlerede Japonların kullanımları çok sağlam protecter ların dan yanımda getirdim. Cafe’de satıştalar.
Turnuvayı ve Japonya’yı geride bırakıp geldiğimiz şu günlerde. Şunları da yazarak satırlarıma son vermek istiyorum.
“Oynamak için bu yaşta uzun bir yol kat edip Japonya’ya gidebiliyorsam, yine hepinizin tanıdığı ve çoğunuza göre yaşça büyük ve aynı zamanda okudukları bölümler ve yaptıkları işler dolayısıyla daha fazla yorulan, evlilikleri dolayısıyla eşlerine ve çocuklarına vakit ayırmak durumunda olan arkadaşlarınıza haksızlık etmeyin ve lütfen sizlere sunulan hatta Ankara magic group adı altında sizlere hizmet sunan bu güzel ortama sizlerde katkı sağlayınız. Nasılmı? Tabiki etkinliklere katilim sayınızı yükselterek ”

l