|
İstanbuldaki Extended turnuvada başarılı
olabileceğime kim inanırdı?
Bu yazının bir soru cümlesi ile başlamasını seçtim. Çünkü, benim
gibi magic oyununa yeni başlayanların umutlarını, hayallerini, kendilerine
inanç ve güven duymalarını onlara aktarabileceğim daha iyi bir yol
aklıma gelmedi.
PTQ da başarılı olabilmem için yardımcı olmaya çalışan arkadaşlarımın
gurur okşayan tebrikleri sonunda, umutlarımın ve hayallerimin gerçek
olduğu bu yola çıkmaya karar verdim. Kendimi İstanbul-Amsterdam-Tokyo
yolunda buluverdim. Her şey çok kısa sürede olup bitmiş gibiydi.
Bir buçuk yıl önce başladığım magic oyununu bu seviyeye kadar geliştirebileceğimi
ve Pro tour gibi büyük bir organizasyona katılabileceğimi düşünmemiştim.
Tokyo- Narita hava alanına ayak bastığımda gurur ve şaşkınlığın
birbirine karışması ile kendimi baş başa buldum.
 |
İngilizcem yeterli değildi, ilk kez böyle bir organizasyona katılıyordum,
ne yapacağını bilemeyen biraz ürkek bir havam vardı. Yinede salona
gitmek, kazanabildiğim kadar fazla maç kazanıp en iyi sonuçla Ankara’ya
dönebilmek düşüncesi beni motive ediyordu. Motivasyon için wizards
her şeyi yapmış. Gerek ödülleri, gerekse üç gün süren muhteşem organizasyonu.
Gerçekten tüm oyuncuları buraya gelmekle ne kadar iyi bir karar
verdiklerini ve bu organizasyonda aradıkları her şeyi bulabilecekleri
konusunda motive ediyordu.
 |
“Hepinizin bir gün böyle
bir organizasyonda bulunmanızı dilerim.”
Her şey muhteşemdi. Tamamen Japon yemeklerinden oluşan bir menü.
Sabah kahvaltısı, aralarda kek-kraker, öğlen yemeği ve akşam yemeği,
her türlü içecek (bedava). Dinlenirken DVD seyredebileceğiniz, oyun
oynayabileceğiniz, bir şeyler içerek internete girebileceğiniz,
sadece PTQ oyuncuları için hazırlanmış bir oda. Rahatınız için her
şey düşünülmüş; turnuvadan bir gün önce akşam saat 16:00’da register
için küçük bir kokteyle katıldık. Pasaportlarımızdan ve DCI numaralarımızdan
bizleri kaydettiler. Bu kayıt işleminin devamında: üç adet TS+PC
booster, bir adet Pro tour proma kartı (Eternal Dragon), bir adet
tişört, 100’lük protecter, 1 adet telefon ipi vs.
 |
20’si sabahı erkenden salonda
olarak olası bir game loss un önüne geçtim. Yeterli sayıda hakem
eşliğinde tüm oyuncular gayet rahat maçlar oynadılar. İnanın tüm
oynadığım zaman için bir kere bile kasılmadım. Hiçbir sıkıntı yaşamadım,
yaşayanı da görmedim. Turnuvanın ilk günü 8 maç yaptım ve 2 sini
kazandım. Katılan 329 kişinin içinde 274. oldum. Bu sonuç beni ikinci
güne taşımadı. İkinci güne kalabilmem için 5 maçı kazanmam gerekiyordu
ama oynadığım deck (white weenie) bunu mümkün kılmıyordu. Zevkli
geçen tam 8 maç oynadım. Maçlarımın tamamını zevkli ama biraz şanssız
geçmiş maçlar olarak hatırlayacağım. Belki iyi bir tercih, yani
deck anlamında iyi bir tercih yapabilmiş olsaydım her şey daha değişik
olabilirdi. En azından ben öyle düşünüyorum.
21”inde (turnuvanın ikinci
günü) ben birazda Pınar’a vakit ayırmak istediğim için şöyle bir
salona uğradıktan sonra Yokohama’nın için bir dolaşmak için çıktık.
Arkadaşlar inanın Japonya mükemmel bir ülke. Bizim kaybettiğimiz
tüm değerler, tüm iyi anıları burada yaşamanız mümkün. İnsanca yaşayan,
kimsenin bir başkasının hakkını gasp etmediği, saygılı, sokaklarda
sürekli birbirine gülümseyen ve insanın kendini insan gibi hissettiği
bir ülke. Pınar bir ara bana Güneş’i (oğlumuzu) gönderin ben burada
yaşayacağım diye çığlık atıyordu. Çok etkilendiğimiz ve günlerimizi
mükemmel geçirdiğimiz bir ülke. Biz Japonları ve Japonyayı çok seviyoruz..
Bu kısmı kesin. Bir gün sizlerinde ziyaret etmeniz dileğimizle.
 |
 |
22’si (turnuvanın son günü)
erkenden kalktım bu gün prerelease’e katılacaktım. Katıldım da ama
tam maçı alacakken rakibim bana Memorials Akromayı iner ve umutlar
suya düşer. Herneyse 4 maç yaptım birini ancak aldım sonrasında
drop edip futursight a merhaba demenin gururu içinde. Yarı final
maçlarını seyretmeye gittim. Bu arada Pınar ile çizerlerin kartlarımı
imzalaması için kuyruklarda sıra bekledim. Zaten üç gündür Keiga
ve Char larımı yanımda neden getirmedim diye kendime kızmaktaydım.
Ancak, Adam Rex’e Eternal Dragon, Ittoku’ya Lymph Sliver ve Goryo’s
Vengeance, Dan Frazier’a da oralardan bulduğum Jhoiran’s Timebug
ile Blazing Blade Askari’yi imzalattım. Pınar’da birer resimimizi
çekti. Ittoku’ya internette yayınlamayacağıma söz verdim ama Dan
Frazier ve Adam Rex ile çektirdiğim fotoları yayınlıyorum.
 |
 |
Son gündü ve benim kart
satın almam gerekiyordu. Para durumuma göre kendime oldukça ihtiyaç
duyduğum kartları satın aldım. Sizlerede Japonların kullanımları
çok sağlam protecter ların dan yanımda getirdim. Cafe’de satıştalar.
Turnuvayı ve Japonya’yı geride bırakıp geldiğimiz şu günlerde. Şunları
da yazarak satırlarıma son vermek istiyorum.
“Oynamak için bu yaşta uzun bir yol kat edip Japonya’ya gidebiliyorsam,
yine hepinizin tanıdığı ve çoğunuza göre yaşça büyük ve aynı zamanda
okudukları bölümler ve yaptıkları işler dolayısıyla daha fazla yorulan,
evlilikleri dolayısıyla eşlerine ve çocuklarına vakit ayırmak durumunda
olan arkadaşlarınıza haksızlık etmeyin ve lütfen sizlere sunulan
hatta Ankara magic group adı altında sizlere hizmet sunan bu güzel
ortama sizlerde katkı sağlayınız. Nasılmı? Tabiki etkinliklere katilim
sayınızı yükselterek ”
l |